Perakendeciler gerçek bir muamma ile karşı karşıya… Bir yandan hammadde maliyetinden diğer tüm perakende maliyetlerine kadar her şey dramatik bir şekilde artıyor. Öte yandan, müşteriler her zamankinden daha bilinçli hale geliyor ve fiyatlardaki artışları kıyaslayarak en ucuz alternatifleri tercih ediyor. Burada şirketlerin yapacağı en kritik adım, marjlarını korumak için işletme maliyetlerini en aza indirgemek oluyor. Ve bu maliyet indirgemenin olmazsa olmazı ise; Envanter Alokasyonu konusudur.

Yani, perakende sektöründe ayakta kalabilmek için şirket liderleri, her alanında verimlilik sağlamak için ellerinden geleni yapmalıdır. Ancak, müşteriler online alışveriş kanallarının rahatlığından giderek daha fazla yararlandıkça, perakendeciler geleneksel “fiziksel” mağazalarındaki alışveriş deneyimini üst seviyelere taşıyacak geliştirmeler yapmalıdır.

Inventory Alocation Cartoon

Optimum alokasyonu nasıl gerçekleştirebilirsiniz?

Basitçe söylemek gerekirse, günümüzün karmaşık çok kanallı ortamında perakendecilerin, çok sayıda lokasyonda mükemmel envanter alokasyonu sağlaması hiç bu kadar zor … veya maliyetli olmamıştı!

Müşterilere olağanüstü seçenek ve yüksek bulunurluk sağlama baskısı düşünüldüğünde perakendeciler, tüm kanallarda dengeli bir envanter alokasyonunu nasıl başarabilir?

Bu makalede, alokasyon konusunda nasıl daha stratejik bir yaklaşım benimseyebileceğinizi ele alacağız. Açıkladığımız sırlar, müşteri memnuniyetini yükseltmede önemli gelişmeler yapabiliceğiniz konularla ilgili olacak.

Özünde, envanterin zincir boyunca nasıl dağıtılması gerektiği konusunda alınan tüm kararlarla ilgilidir.

Birçok perakendeci için sorun, ağlarının merkezi bir yapıda olup olmaması, kanalların karmaşık veya tamamen bağımsız bir şekilde ele alınması olabiliyor. Sonuç olarak, optimum envanter alokasyonunu belirlemeye çalışmak gerçekten akıl karıştırıcı bir egzersizdir.

Ancak, tüm konumlarda (örneğin mağazalar, DC’ler, dağıtım merkezleri ve ikmal merkezleri) bulunurluk en kritik alandır. Ayrıca, bir alokasyonu yanlış yapmanın maliyetini de eklediğinizde, etkisi çok büyük olabilir.

New call-to-action

Bir perakende alokasyon stratejisine mi ihtiyacınız var?

Çok sayıda deponun, mağazanın ve birden fazla e-ticaret kanalının bulunduğu karmaşık perakende ortamlarında, perakende alokasyon stratejisinin hem iyi düşünülmesi hem de şirket geneline etkili bir şekilde iletilmesi hayati önem taşır. Sonuçta, mevcut envanter için mağaza alokasyonu, genel satış oranı ve israf üzerinde derin bir etkiye sahip olabilir.

Perakendede alokasyon, her lokasyon için doğru hizmet seviyelerini belirlemek ve envanteri buna göre dengelemekle ilgilidir. Ancak etkili bir perakende alokasyon stratejisi, mağazalara gönderilecek uygun envanter seviyesini belirlemek için her lokasyondaki yerel talep faktörlerini ve müşteri satın alma davranışını dikkate almalıdır. Sonuç, artan bulunurluk sayesinde satışları en üst düzeye çıkarırken israf riskini en aza indiren optimum bir mağaza tahsisidir.

Etkili bir envanter alokasyon stratejisi neye benzer?

Perakendeciler, envanteri zincir boyunca etkili bir şekilde dağıtarak doğru stokun doğru zamanda doğru yerde bulunmasını sağlar. Esasen, optimum bir envanter alokasyonu, müşteri memnuniyetinin en üst düzeye çıkarılmasını ve kâr fırsatından tam olarak yararlanılmasını sağlayacaktır.

Envanter doğru şekilde aloke edilmezse ne olur?

Tahsis stratejisi genel iş stratejisi ile iyi bir şekilde uyumlu değilse, bunun tüm işletmenin performansı üzerinde büyük bir etkisi olabilir.

Ortaya çıkan sorunların bazıları açıkça görülebilir; örnek olarak bazı yerlerde boş raflar, diğer yerlerde ise dağınık koridorlar ve stokla “dolup taşan” mağaza depoları verilebilir. Bununla birlikte, kötü bir alokasyon da satışlar ve marjlar üzerinde büyük bir etkiye sahip olabilir ve sonuç olarak şirkete önlenebilir tedarik zinciri maliyetleri ve kaçırılan satış fırsatlarına neden olur.

Optimize edilmiş ve etkisiz bir alokasyon stratejisinin işaretleri

Optimize Alokasyon Stratejisi Verimsiz Alokasyon Stratejisi
😃 Sürekli yüksek bulunurluk seviyeleri 😭 Dağınık mağazalar
😃Minimum mağazalar arası transferler  😭 Zincir genelinde fazla stok
😃 Maksimum ürün satış oranı😭 😭 Online kanallarda bulunurluk sorunları
😃 Minimum stok gün sayısı 😭 Yüksek mağaza içi stok tükenme oranı
😃 Maksimum müşteri memnuniyeti 😭 Yüksek indirim oranı(mark-down)

 

Envanter Alokasyon kuralları: Hangi parametreler mevcut olmalıdır?

Her işletme farklıdır. Sonuç olarak, etkili bir stok alokasyonu için parametreler söz konusu operasyonun inceliklerine göre oluşturulmalıdır. Örneğin, talebin istikrarlı olduğu ve tahmin edilmesinin kolay olduğu ortamlarda, stoğun tamamını aloke etmek tedarik zinciri maliyetlerini en aza indirmenin en iyi yolu olabilir.

Ancak, örneğin lokasyon başına talebin son derece belirsiz olduğu moda ortamlarında, mevcut envanterin %100’ünü “İlk Gün” aloke etmek riskli bir karar olabilir. Bunun yerine, mevcut envanterin %50’sini ilk etapta mağazalara aloke etmek ve daha sonra geri kalanını ileride en iyi performans gösteren yerlere ikmal etmek mantıklı olabilir. Bu nedenle, envanter alokasyon kuralları bunu yansıtmalıdır.

Envanter alokasyon kurallarını belirlerken, iş liderleri şunları göz önünde bulundurmak isteyebilir:

  • Stok tükenme riskine karşı israf riski
  • DC’den mağazalara envanter dağıtım kolaylığı ve hızı
  • DC’de mevcut depo alanı
  • Mağaza içinde mevcut raf alanı
  • Stokları yeniden dağıtma maliyeti
  • Mevcut envanter seviyesi

Kötü envanter yönetiminin tuzaklarından nasıl kaçınabilirsiniz?

Envanter kararının alınmasındaki faktörler ve öncelikler perakendeciden perakendeciye farklılık gösterecektir. Bununla birlikte, envanter alokasyonunun hem müşterinin taleplerini karşılamasını hem de işletmeye değer katmasını sağlamak için tüm iş liderlerinin dikkate alması gereken bir dizi ilke vardır.

Her seferinde Başlangıç Alokasyonu’nu doğru yapın

Birçok perakendeci için en büyük baş ağrısına Başlangıç Alokasyonu neden olur. Eskime ve israfın en yaygın önlenebilir nedenlerinden birinin kötü bir başlangıç envanter alokasyonu olduğu düşünüldüğünde bu şaşırtıcı değildir. Bir ürünü mağazalara sunarken, ilk günden itibaren tüm envanteri tahsis etmek cazip gelebilir. Ancak, satış yapma olasılığı düşük olan bir mağazaya ürün tahsis etmenin pek bir anlamı yoktur.

Örneğin kadın ayakkabılarının envanter alokasyonunu ele alalım. Talep her zaman 38 numara ayakkabılar için daha yüksek olacaktır ve sonuç olarak bunları mağazalara tahsis etmek mantıklıdır.

Peki ya aşırı büyük veya küçük boyutlar? Belirli bir mağazada bunlara yönelik talebin çok daha düşük olması muhtemeldir ve bu nedenle fazlalık ve eskime riski çok daha yüksektir. Sonuç olarak, aşırı boyutların alokasyonunu merkezileştirmek ve talebi web mağazası aracılığıyla karşılamak veya gerektiğinde mağazalara göndermek mantıklıdır.

Sunum her şeydir

Başlangıç Alokasyonu söz konusu olduğunda, daha azı daha çoktur. Bununla birlikte, ilk etapta mağazalara aloke edilmesi gereken asgari bir envanter limiti her zaman vardır. Buradaki amaç, mağazaların yeni bir ürünü mağazada piyasaya sürmek için yeterli miktarda teşhir stoğuna sahip olmasını ve envanter yenilenene kadar talebi karşılamasını sağlamak olmalıdır.

Teşhir stoğu seviyesinin aşırı olması riski hala mevcuttur ve sunum stoğunun tipik olarak yürürlükteki planogram tarafından yönlendirildiği göz önüne alındığında, tedarik zinciri ekiplerinin fazlalık ve eskime riskini en aza indirmek için görsel mağazacılık ekibiyle iyi bir şekilde uyumlu olması hayati önem taşımaktadır.

Otomatik envanter yönetiminin sizin için çalışmasını sağlayın

Yukarıda vurgulandığı gibi, envanterin tamamının hemen aloke edilmesi tavsiye edilmez. Bunun yerine, perakendeciler mağaza içi envanter seviyelerini düzenli olarak doldurmak için stoklama süreçlerine güvenmelidir.

Stoklama söz konusu olduğunda, perakendecilerin doğru ürünlerin, bedenlerin ve renk seçeneklerinin doğru yerde stoklandığından emin olmaları hayati önem taşımaktadır. Sonuçta, satış penceresi boyunca optimum seviyelerde bulunurluk olmazsa, müşterilerin başka bir yere bakmaktan başka seçeneği olmayacaktır.

Dahası, perakende ortamlarında ikmal dikkatli bir zamanlama gerektirir. Ürünler çok erken yenilenirse, bu durum bir lokasyonda ürün fazlalığına neden olurken, diğer bir lokasyonda stokların yetersiz kalmasına yol açabilir. Aynı şekilde, ürünler sezonun çok geç dönemlerinde yenilenirse, bu ürünler zamanında satılamayabilir ve dolayısıyla fiyat düşüşlerine neden olabilir. Etkili bir ikmal stratejisi, stok tükenmelerini önlemek, fazlalıkları en aza indirmek ve yüksek düzeyde müşteri memnuniyeti sağlamak arasında mükemmel bir denge kurar.

Etkin envanter alokasyonu için stratejiler

Envanter alokasyonununn önemi, müşteri memnuniyeti ile finansal verimlilik arasında doğru dengeyi bulmakta yatmaktadır.

Belirli bir kanala çok fazla envanter tahsis ederseniz, fazla stok ve bunun gerektirdiği tüm ilişkili maliyetler riskiyle karşı karşıya kalırsınız. Örneğin, envanter giderleri, ek depolama kapasitesi maliyeti ve eskime riski. Öte yandan, çok az envanter tahsis ederseniz, bulunurluk zarar görebilir, bu da satış kaybına ve müşteri memnuniyetsizliğine yol açabilir.

Bu dengeyi sağlamak için, satış noktalarındaki talep dalgalanmalarına uyum sağlayan dinamik bir tahsis stratejisine ihtiyacınız vardır.

E-ticarette Envanter Alokasyonu

Aşağıda en etkili tahsis stratejilerinden 5 tanesi yer almaktadır:

Inventory Allocation Cartoon Boxes

1) Global Alokasyon Kuralı

Bu en basit ve belki de en az etkili yöntemdir. Yalnızca en önemli kalemler, en fazla değeri nerede ürettiklerine ve en çok nerede ihtiyaç duyulduklarına bağlı olarak mağazalara farklılaştırılmış bir şekilde aloke edilir. SKU’ların geri kalanı her konuma eşit olarak dağıtılır.

Bu kadar basit bir strateji, tahmin edilebileceği gibi verimli değildir ve mağazalara yanlış miktarlarda stok tedarik edilmesine neden olur.

2) Kademeli İkmal

Bu strateji, mağazaları önem sırasına göre gruplandırarak “A”, “B” ve “C” gruplarını oluşturmayı içerir. En önemli olan “A” en çok satış yapanlardır. “C” mağazaları ise en az satış yapanlardır.

Bu bir sorun olabilir çünkü bir “C” mağazası performansını artırırsa, yeterli stoğa sahip olmadığı için daha fazla satış yapamayacaktır. Ayrıca bu yöntem, belirli bir ürünün “A” mağazasına kıyasla “C” mağazasında daha verimli bir şekilde satılabileceği gerçeğini de hesaba katmamaktadır.

3) Mağaza Gruplarına Göre Alokasyon

Önceki stratejide olduğu gibi, mağazalar gruplandırılmıştır. Ancak satışlara göre değil, formata göre gruplandırılırlar.

Mağaza kümelemesi, kademelendirmeden daha rafine bir yaklaşımdır. Perakendeciler ürünleri ortak özelliklere sahip mağazalara atar. Örneğin, en kritik konumlu mağazalar, outletler ve pop-up’lar bir küme yapılabilir.

Ya da, güneydeki ve kuzeydeki mağazaları farklı şekilde ele alarak bunları coğrafi konuma göre gruplandırmayı tercih edebilirsiniz. Ancak kuzeydeki bir amiral gemisi mağazanın güneydeki eşdeğer bir amiral gemisi mağazaya kıyasla lokal satış noktalarıyla daha fazla ortak noktası söz konusuysa?

Anlayacağınız üzere, buradaki sorun, bir mağazayı tek bir özellikle tanımlamanın genellikle zor olmasıdır.

4) Demografik Temelli Alokasyon

Bu strateji, bir mağaza ortamının demografik yapısının çok özel olduğu belirli durumlarda mantıklı olabilir. Örneğin, bir üniversite kampüsünün yakınında bulunan bir giyim mağazası söz konusu olduğunda, tipik müşterinin taleplerini karşılamak için daha fazla kapüşonlu sweatshirt ve spor kıyafeti tahsis etmek mantıklı olabilir.

5) Talep Odaklı Alokasyon

Genellikle bu, her bir satış noktasının talep tahminine dayandığı için en verimli tahsis stratejisidir. Tahmin doğruysa ve operasyon doğru çalışıyorsa, sonuç; stokun tüm mağazalar arasında uygun şekilde dağıtılır, istenen hizmet seviyesine ulaşılır ve fazla envanter önüne geçilir.

Bununla birlikte, bu strateji aynı zamanda en karmaşık olanıdır ve etkili bir şekilde yürütmek için belirli bir teknolojinin desteğine sahip olmak akıllıca olacaktır.

Çok Kanallı bir Ortamda Envanter Alokasyonu

Şimdiye kadar, tüm satışların fiziksel bir mağazada yapıldığı geleneksel fiziksel perakende ortamı bağlamında envanter tahsis stratejilerinden bahsettik. Ancak günümüzün gerçekleri daha karmaşık. Her zamankinden daha fazla satış kanalının bulunduğu günümüzde, envanter alokasyonu yaklaşımınızın çok kanallı bir ortamı destekleyecek şekilde nasıl uyarlanması gerektiğini de göz önünde bulundurmalıyız.

E-ticarette Envanter Alokasyonunun İncelikleri

Online kanallar üzerinden satış yapmanın getirdiği belirli envanter alokasyonu zorluklarından bazıları şunlardır:

Daha geniş ürün yelpazesi

Tipik olarak, online kanallar fiziksel bir mağazaya kıyasla çok daha geniş bir ürün yelpazesi bulundurur. Bu nedenle, ürün alokasyonu online mağazanın kapsamlı kataloğu dikkate alınarak yapılmalıdır. Bu nedenle e-ticaret şirketleri, özellikle de temel oyuncular, envanterlerini genellikle iki büyük dağıtım merkezinden birinde merkezileştirir.

Kanal başına farklılaştırılmış stratejiler

Bir perakendeci, ürünlerini internette birden fazla kanaldan, kendi web sitesinden, online pazar yerlerinden ve/veya doğrudan sosyal ağlar üzerinden satabilir. Her kanalın farklı özellikleri olabilir. Örneğin, üçüncü taraf bir mağazaya kıyasla kendi web siteniz için istenen hizmet düzeyinin daha yüksek olması mümkündür. Bu nedenle, alokasyon stratejisi buna göre ayarlanmalıdır.

Coğrafi olarak çeşitlilik gösteren müşteri tabanı

Coğrafi kapsam çok daha geniştir ve bölgesel, ulusal ve hatta uluslararası düzeyde müşterilere hizmet verdiğiniz anlamına gelebilir. Bu, uzak yerlerden gelen müşteri siparişlerini karşılamak için ağınızı buna göre kurmanız gerektiği anlamına gelebilir.

İadeler

E-ticarette iadeler sık görülür. Depoya bu iade ürünleri almak ve yönetmek için alana ihtiyaç duyulacağından bu durum göz önünde bulundurulmalıdır.

Click and Collect operasyonları için Envanter Alokasyonunun incelikleri

Click and Collect için hibrit model, online satın alımları mağaza içi alokasyon ile birleştirir. Kaçınılmaz olarak bazı spesifik özelliklere sahiptir:

Merkezi olmayan envanter

Envanterin merkezileştirildiği salt e-ticaretin aksine, Click Al durumunda, belirli miktarda envanterin lokasyonda tutulması gerekebilir. Ayrıca, bu tür siparişleri işlemek için mağaza içinde yer ayrılması gerekebilir.

Kaynak yoğun

Click Al siparişlerinin hazırlanması, sorunsuz bir müşteri deneyimi sağlamak için verimli bir süreç gerektirir. Envanter alokasyonu yapılırken personel, depolama alanı ve kaynaklarla ilgili kısıtlamalar göz önünde bulundurulmalıdır.

Uçtan uca entegrasyon

Online sipariş platformu ile mağaza içi satış noktası sistemi arasında sorunsuz entegrasyon, doğru Click ve Topla envanter alokasyonu için çok önemlidir.

Envanter Alakasyonuna ilişkin son düşünceler

Mevcut perakende ortamı göz önüne alındığında, perakendeciler marjlarını iyileştirmek için ellerinden gelen her fırsatı değerlendirmelidir. Fazlalık ve israfın ana nedenlerinden biri olan envanter tahsis süreçlerinin optimize edilmesi, perakendecilerin önlenebilir maliyetleri en aza indirmelerine şüphesiz yardımcı olacaktır.

Ayrıca, perakendeciler karar sürecini rasyonelleştirerek, tüm zincir boyunca daha yüksek düzeyde bulunurluk elde etmenin sonucunda artan satışlardan da faydalanacaktır.

Alokasyon yaklaşımınızı optimize etmek için hangi adımları attınız? Bunun işiniz üzerinde nasıl bir etkisi oldu?

New call-to-action

Envanter Alokasyonu Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Envanter Alokasyonu nedir?

Envanter Alokasyonu, bir şirketin mevcut envanterinin dağıtım ağı aracılığıyla tahsis edilmesi ve dağıtılması sürecini ifade eder. Envanter Alokasyonu, müşteri talebini verimli bir şekilde karşılamak için depolar, perakende mağazaları veya dağıtım merkezleri gibi her bir konuma ne kadar ürün aloke edileceğini belirlemekle ilgilidir.

Envanter Alokasyonu ile ikmal arasındaki fark nedir?

Envanter Alokasyonu, tedarik zinciri boyunca stok aloke etme ve dağıtma sürecini ifade eder. İkmal, belirli bir konumdaki envanterin yeniden stoklanması sürecidir. Ürünlerin bir depo veya dağıtım merkezi gibi merkezi bir konumdan ne zaman ve ne miktarda sevk edilmesi gerektiğinin belirlenmesini veya bir tedarikçiden satış veya tüketim konumlarına sipariş verilmesini içerir. İkmalin amacı, devam eden müşteri talebini karşılamak için yeterli envanter seviyelerini korumaktır.

Etkin Envanter Alokasyonunun şirkete faydaları nelerdir?

İyi bir envanter alokasyonunun faydaları şunlardır:

  • Doğru stok alokasyonu yaparak müşteri memnuniyetini artırmak ve böylece ürünlerin doğru zamanda doğru yerlerde bulunması,
  • Depolama alanının en üst düzeyde kullanımı,
  • Envanterin ilk etapta doğru şekilde aloke edilmesini sağlayarak nakliye gibi işletme giderlerinin azaltılması sağlar. Bu, teslimatların azaltılmasını, optimize edilmesini ve sezon sonunda veya eskime nedeniyle dağıtım merkezine geri dönüşlerin önlenmesini mümkün kılar.
  • Artan çeviklik ve esneklik, (Envanterin stratejik dağılımı sayesinde talepteki dalgalanmalara daha iyi uyum sağlanır.)

Etkin Envanter Alokasyonu sağlamak için hangi zorlukların üstesinden gelinmelidir?

İşletmelerin envanter alokasyon süreçlerinde karşılaştıkları zorluklardan bazıları şunlardır:

  • Farklı lokasyonlardaki talep üzerinde görünürlük eksikliği,
  • Tedarik ağında karmaşıklık (Ne kadar çok satış noktası, dağıtım merkezi ve ticari ortağa bağlı olursanız, operasyon o kadar karmaşık hale gelir.)
  • Bazı yerlerde sınırlı depolama kapasitesi,
  • Veri eksikliği veya yanlış yorumlama, (Güvenilir bilgi olmadan etkili bir stok alokasyonu yapılamaz.)