Günümüzün karmaşık ortamında, işletme performansını tehdit eden bir dizi zorluklar bulunmaktadır. Yüksek belirsizlik ve öngörülemeyen bir ortamda hayatta kalma gerekliliği, giderek daha da şiddetlenen rekabet ve tedarik zincirinde sürekli gerçekleşen küresel kesintiler, çoğu şirketin karşılaştığı zorluklardan sadece bazılarıdır.

 

İşte tam da bu zor zamanlarda güvendiğiniz insanlara başvurmanız mantıklı olabilir. Özel hayatınızda bu kişiler büyük olasılıkla aileniz veya arkadaşlarınız olacaktır. Profesyonel yaşamınızda ise bu “güvenilir kişiler” tedarikçilerinizdir ve onlarla işbirliği yapmak risklerinizi azaltmanın kilit noktalarından biridir.

Ürün yelpazenizdeki önemli bir ürünü üretmek için kullanılan ana hammaddede bir kıtlık olduğunu düşünün. Planlamanızı ayarlayabilmeniz için tedarikçinizin sizi yaklaşan kıtlık konusunda mümkün olduğunca erken uyarması faydalı olmaz mıydı? Benzer şekilde, bir promosyon başlatırsanız, tedarikçiniz de mümkün olduğunca önceden haber almaktan memnuniyet duyacaktır.

Sorunsuz iletişim, etkin tedarikçi ilişkileri yönetiminin temel taşlarından biridir. Ancak bundan daha fazlası var.
Bu makalede tedarikçi ilişkileri yönetimi konusunu inceleyeceğiz:

  • Tedarikçi seçimi ve sözleşme görüşmeleri
  • Tedarikçi sözleşme yönetimi
  • Tedarikçi yönetiminde EOQ
  • Tedarikçi performans değerlendirmesi

 

Tedarikçi yönetimindeki adımlar

Her ne kadar açık gibi görünse de, etkili tedarikçi ilişkileri yönetiminin ilk adımı bir tedarikçinizin olmasıdır. Bunun için, ihtiyaçlarımıza en uygun ortağı seçerek işe başlamalıyız.

Tedarikçi seçimi

Seçim süreci, satın alınacak ürünlerin kritikliğine ve değerine bağlı olacak bir dizi aşamadan oluşur.

Tedarikçi seçiminde izlenecek adımlar aşağıdaki gibidir:

TEDARİKÇİLERİN ARAŞTIRILMASI VE ÖN SEÇİMİ

Nasıl ki kendimiz için bir ürün satın alacağımız zaman farklı seçenekleri değerlendiriyorsak, profesyonel satın alma söz konusu olduğunda da profesyonel bir satın alma kararı vermemiz, olası tedarikçileri araştırmamız ve karşılaştırmamız gerekir.

Uzmanlaşmış gazeteler/dergiler, internet araştırmaları, radyo ve televizyon haberleri, diğer tedarikçiler, müşteriler veya ticaret fuarlarında ve mesleki sergilerde edindiğimiz bağlantılar dahil olmak üzere güvendiğimiz kişilerin tavsiyeleri gibi çeşitli kaynakları kullanmalıyız.

SEÇİM KRİTERLERNİN BELİRLENMESİ

İlk aşama ile birlikte yürütülebilecek olan ikinci aşama, seçim kriterlerinin tanımlanmasını içerir.

En sık kullanılan kriterlerden bazıları şunlardır:

  • Teknik ve işlevsel özellikler: Ürün, şirketinizin gereksinimlerini karşılamalıdır.
  • Kalite: Tedarikçi tarafından sağlanan ürünün dayanıklılığı ve direnci.
  • Fiyat: Karşılaştırmak kolay olsa da, ürün ediniminin tüm unsurlarını dikkate almak önemlidir. Bu, toplam sahip olma maliyeti olarak bilinir. Örneğin hep garajda duran fakat ucun olan veya servis maliyeti tüketimi çok yüksek olan bir arabaya sahip olmanın anlamı nedir? Fiyat karşılaştırmasının karmaşıklığını belirleyen tüm bileşenleri göz önüne almalısınız.
  • Teslimat süreleri: Özellikle rekabetçi ortamlarda çok önemli bir unsurdur. Mesele sadece ürünü ulaştırmak değil, aynı zamanda herkesten önce pazara sunmaktır.
  • Ödeme yöntemi: Şirketin mali durumu üzerinde büyük bir etkiye sahip olacaktır ve bu nedenle dikkate alınması gereken önemli bir unsurdur.
  • Satış sonrası hizmet: Dayanıklı ürünler veya uzun kullanım ömrüne sahip ürünler söz konusu olduğunda çok önemlidir. Bu durumlarda, gelecekteki olası sorunları nasıl çözeceğinizi her zaman göz önünde bulundurmalısınız.
  • Diğer hususlar: Tedarikçinin itibarı, garantisi, deneyimi, sürdürülebilirlik politikaları vb. gibi faktörleri içerebilir.

TEDARİKÇİLERDEN BİLGİ ALINMASI

Bir sonraki adım, daha önce seçilen tüm kriterleri karşılaştırmanızı sağlamak için potansiyel tedarikçilerden bilgi toplamaktır. Bunu yapmak için Google’ı, kamuya açık bilgileri veya tedarikçinin kendi web sitelerini kullanabilirsiniz. Benzer şekilde, RFQ’ları veya RFI’ları (Fiyat Teklifi Talepleri ve Bilgi Talepleri) kullanabiliriz. Bu araştırma, doğru bir şekilde yapılırsa, şunları öğrenmemizi sağlayacaktır:

  • Şirketin geçmiş performansı
  • Mali durumunuz
  • Müşterilerinizin görüşleri
  • Pazardaki yeriniz

Talep Planlama E-Book

TEDARİKÇİLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Araştırma yapıldıktan sonra, sıra belirlediğiniz kriterlere göre değerlendirmeye gelir.

Aşağıdaki tabloda görülebileceği gibi, öncelikle dikkate alınacak kriterleri tartacağız ve ardından her bir potansiyel tedarikçiyi her bir kritere göre değerlendireceğiz. Bu şekilde nihai bir değerlendirme elde edeceğiz.

Kriterler Ağırlık (%) Ted. 1 Ted. 2 Ted. 3
Satış Sonrası Hizmet 20% 1,60 2.75 2.80
Teslimat Süreleri 15% 2,58 2,93 2,90
Kalite 15% 2,70 2,30 2,40
Ödeme Yöntemi 15% 2,85 2,90 2,83
Fiyat 10% 2,50 3,00 3,00
Diğerleri 25% 2,29 2,74 2,76
Toplam 100% 2,36 2,75 2,77

Hesaplamalarımıza teknik ve fonksiyonel kriterleri de en az %30 dahil etmeliyiz.Bu değerlendirmeye dayanarak, seçim sürecinin beşinci ve son adımına geçeceğiz.

TEDARİK SÜRECİ VE TEDARİKÇİ İLE PAZARLIK

Son pazarlık, tedarikçi ile kalıcı ve verimli bir ilişki kurmak için tasarlanmıştır:

  • Her iki tarafın pozisyonunu ve tedarikçi karşısındaki güçlü yönlerinizi ölçmek
  • Pazarlığın her aşamasında hangi tavizlerin kabul edilip hangilerinin edilmeyeceğini belirleyen bir stratejinin tanımlanması.

Ve en iyi tedarikçiyle anlaşana kadar diğer tedarikçileri de göz ardı etmemenizi öneririz. Tedarikçi ilişkileri yönetimi, mevcut tedarik zinciri ortaklarınızı yönetmek kadar gelecek için tedarikçi belirlemek de ilgilidir.

 

Tedarikçi Sözleşmeleri Yönetimi

Sözleşmenizi hazırlarken, münferit satın alma siparişleri ya da bir kapsam süresi ve minimum sipariş miktarı olan açık satın alma siparişleri kullanıp kullanmayacağınızı kararlaştırabilirsiniz.

Tutarların ve sözleşme süresinin belirlenmesi için aşağıdaki parametreler dikkate alınmalıdır:

  • Talep Tahmini
  • Sözleşme sonuna kadar satın alma tahmini
  • Mevcut stoğun yeterliliği
  • Trend
  • Ürün yaşam döngüsü
  • Tedarik kaynakları
  • Ürün iadeleri
  • Fiyat indirimleri ve sahip olma maliyeti

Sözleşme tamamlandıktan sonra, performansını takip etmek önemlidir. Bu, belirtilen miktarın aşılıp aşılmadığını belirlemek, beklenenden daha az talep olduğu için anlaşmanın yerine getirilemeyeceğini anlamak veya sözleşme süresi dolmadan önce bir tedarik süreci başlatmanın gerekip gerekmediğini belirlemek için önemlidir.

Bu, şunları bilmenizi sağlayacaktır:

  • Sözleşme tutarının gereksinimlerinizin altında mı yoksa üstünde mi olduğu
  • Sözleşmenin tüm miktarlar tüketildiği için süresinin dolup dolmayacağı

Tüm bu hususları göz önünde bulundurmanız, sözleşmeyi uygun bir şekilde yönetmenizi sağlayacaktır.

Tedarikçi yönetiminde EOQ

Şimdi sipariş miktarını ve bunun Ekonomik Sipariş Miktarı (EOQ) ile ilişkisini analiz edeceğiz.

Açık sözleşmeler ve münferit siparişler, kendinize aşağıdaki üç soruyu sormanızı gerektirir:

  • Alacağım şey nedir?
  • Doğru sipariş verme zamanı nedir?
  • Ne kadar sipariş vermeliyim?

Şimdi son noktaya odaklanacağız. Ne stoklayacağımızı ve ne zaman stoklayacağımızı belirledikten sonra aklımızda artık tek soru kalacak: Ne kadar sipariş vermeliyim? Tüm yıl boyunca talebi karşılayacak kadar mı yoksa her seferinde bir birim mi sipariş vereceğim?

EOQ, size bu zor sorunun yanıtını verecek ve seçilen miktarın en faydalı olmasını sağlayacaktır.
Minimum Satın Alma Miktarı (MPQ) ile Ekonomik Sipariş Miktarı (EOQ) arasındaki farka bakarak başlayalım:

  • MPQ, tedarikçi ile anlaşılmış olunan minimum sipariş miktarıdır.
  • EOQ, optimum teorik miktardır.

EOQ NASIL HESAPLANIR

Yukarıda belirtildiği gibi, EOQ maliyetleri en aza indirdiğimiz sipariş miktarıdır ve bunu hesaplamak için stok tutma maliyetleri ve sipariş verme maliyetleri dikkate alınmalıdır.

Örneğin yılın başındaysak ve tüm dönem için 360 birime ihtiyacımız varsa, 360 birimlik bir sipariş, her ay 30 birimlik sipariş bir sipariş ya da günlük bir birimlik bir sipariş verebiliriz.

Eğer 360 birimin tamamını bir kerede satın almayı seçerseniz, tek bir sipariş olacağından sipariş maliyetiniz düşük olacaktır, ancak tüm yıl boyunca çok yüksek bir stok seviyesi (ortalama 180 birim) tutmanız gerekeceğinden çok yüksek bir envanter maliyetiniz olacaktır.

Diğer taraftan, günde bir birim satın alırsam, envanter maliyetim sıfıra yakın olacaktır, ancak günde bir sipariş vermem gerekeceğinden sipariş maliyetim çok yüksek olacaktır.

Bunu biraz daha detaylandıralım.

ELDE TUTMA MALİYETLERİ

Çok açık olmasına rağmen, bazı şirketler depolamanın ücretsiz olmadığını unutabiliyor. Bize “Evet ama depo benim ve parası ödendi” dense bile, dolu bir depoya sahip olmakla boş bir depoya sahip olmanın aynı şey olmadığını göreceğiz. Bu yüzden şu noktayı vurgulamalıyım: Depo size ait olsa bile depolama ücretsiz değildir.

Elde tutma maliyetlerinden iki şekilde bahsedebiliriz.

 

SERMAYE İLE İLİŞKİLİ MALİYETLER

Daha açıkça ifadece edersek; bu, stok için harcanan parayla ilişkili maliyetleri ifade eder. Şimdi en yaygın iki duruma bakalım.

FAİZLER

Genellikle, yatırımı karşılayabilmek için kredi başvurusunda bulunmamız gerekir. Bunun bir faizi vardır (yılın zamanına bağlı olarak daha düşük veya daha yüksek) ve bu nedenle dikkate alınması gerekir.

FIRSAT MALİYETİ

Sermayemi stok yapmak için kullanmayı tercih edersem, işin diğer alanlarına yatırım yapma fırsatını kaybederim.

SERMAYE DIŞI MALİYETLER

Bu maliyetler, malların stokta olması nedeniyle karşılanmak zorundadır ve eğer stokta olmasaydı, herhangi bir maliyet oluşmazdı.

DEPOLAMA

Depo üçüncü bir şirkete ait olduğunda ve kira ödemek zorunda kaldığımızda, bu maliyet daha belirgindir. Ancak bu, depo kendimize ait olduğunda da geçerlidir. Örneğin, elektrik veya su giderleri gibi maliyetler.

ESKİME

Bu maliyetler, ürünlerin kullanış ömrü ilerledikçe değer kaybetmeleri nedeniyle ortaya çıkan eskime maliyetleriyle ilişkilidir.

SİPARİŞ MALİYETLERİ

Bunlar her sipariş verildiğinde ortaya çıkan maliyetlerdir. İhtiyacın belirlendiği andan ürün raflarında yerini alana kadar, çaba ve para gerektiren bir dizi süreç vardır.

Sipariş maliyetinin bileşenleri, siparişlerin işlenmesine ilişkin maliyetlerdir. En alakalı olanlardan bazıları şunlardır:

  • Nakliye masrafları.
  • Personel maliyetleri (hem idari personel hem de stokları teslim alan, kalite kontrolünü yapan ve sisteme kadeden depo personeli).

Supplier Relationship Management

EOQ’NUN HESAPLANMASINDAKİ ZORLUKLAR

Maalesef, bu hesaplamaların bazı sorunları veya kısıtları olabilir; örneğin, lojistik birimlerde, yani kutular, katlar, paletler veya kamyonlar gibi alımların yapılması gerekebilir. Tüm bunlar hesaplamalarımızı etkileyebilir.

Aşağıdaki grafikte gördüğümüz gibi, eğri düz bir çizgiye sahip olsa da, EOQ hesaplamasını tamamlamak için bu birimleri dikkate almalıyız. Tedarikçinin lojistik birimlerinde değişiklikler olduğunda, EOQ’yu ayarlamak için bunu bilmemiz gerekmektedir.

Supplier Relationship Management Lines

Öte yandan, toplu fiyat indirimlerini de dikkate almanız gerekir. Tek seferlik tekliflerden değil, toplu indirimlerden bahsediyoruz.

EOQ ile MPQ’nun analizi bize EOQ<MPQ ve EOQ>MPQ olduğu diğer durumları verecektir. Aslında, bu minimum satın alma miktarlarını (MPQ) her zaman ekonomik sipariş miktarıyla (EOQ) karşılaştırmalıyız. “Çok satın alıyoruz çünkü tedarikçi bizi buna zorluyor” gerekçesi her zaman doğru değildir.

Optimal olan ile gerçekte satın alınan arasındaki temel farklar ortaya çıktığında, genellikle “Ben her zaman bu şekilde satın aldım” ve “Tedarikçi ile anlaştığımız buydu” gibi cevaplar alırız. Ancak, biraz daha derine indiğimizde, genellikle anlaşmaların yıllar önce yapıldığını ve o zamandan beri gözden geçirilmediğini keşfederiz.

Ayrıca, genellikle tedarikçilerin bize verdiği MPQ’lar, çıkarlarımız için optimal olanın her zaman üzerinde olacaktır. Bu şekilde düşünenler için, kendi analizlerinizi yapmanızı teşvik ederim ve büyük olasılıkla şaşıracaksınız. Çoğu zaman, en uygun olanın altında bir miktar satın alıyorsunuz ve bunun çıkarlarınıza olduğunu düşünüyorsunuz. Bu genellikle sahip olma maliyetlerini hesaba katarak, sipariş maliyetlerini unutmanızdan kaynaklanır. Bu nedenle, her iki maliyeti de akılda tutmak çok önemlidir.

LOJISTIK KOŞULLAR NEDENIYLE YAYGIN TEDARIKÇI KISITLAMALARI

EOQ analizini yaptıktan sonra, tedarikçinin tüm ürün yelpazesi seviyesinde satın alınacak miktarları analiz etmeye ve sipariş boyutu ve zamanlamasına dayalı satın alma optimizasyonunu nasıl yapacağımıza geçeceğiz. Bir sipariş vermeden önce sıkça tedarikçi kısıtlamalarıyla, lojistik koşullarıyla ve fiyat optimizasyonu düşünceleriyle karşı karşıya kalıyoruz. Bu koşullar referans seviyesinde veya tedarikçi seviyesinde olabilir. Referans seviyesinde, kutularda veya palet olarak satın almak zorunda olmanın olası kısıtlamalarını zaten analiz ettik. Bu kısıtlama, tedarikçinin tüm ürün yelpazesi seviyesinde de geçerli olabilir.

Perakende veya toptan satış profesyoneliyseniz, dolu kamyonlar şeklinde satın alma yapılmasının gerekliliği konusunda bilgi sahibisinizdir. Yurtdışı satın almalarında da hava taşımacılığının ne kadar pahalı olduğunu da biliyorsunuzdur.

Bir başka olası kısıtlama da, tedarikçinin bizden nakliye ücreti almaması için (ki bu da örtülü bir indirimdir) asgari bir tutarda sipariş vermek zorunda kalmaktır.

Tüm bu durumlarda, konteynerleri yakında yeniden stoklamamız gereken ürünlerle doldurarak siparişleri akıllı bir şekilde yapmak çok önemlidir.

HEDEF SİPARİŞ ÇIKIŞ TARİHLERİNİ DEĞİŞTİRMEK İÇİN YAPILAN GENEL AYARLAMALAR

Yaklaşan bir promosyonunuz olabilir ve bu da sizi ürün lansman tarihini değiştirmeye ve yeniden düşünmeye zorlayabilir. Bu durumda, sipariş vermek için promosyon dönemine kadar bekleyebilir misiniz, yoksa promosyon döneminden sonra verilecek siparişi öne mi çekmelisiniz? Siparişleri verimli bir şekilde verebilmek için bu bilgilere sahip olmak önemlidir.

Öte yandan, depo kapasiteniz dolmuş olabilir, bu nedenle alım sürecini zorlaştırmamak için sipariş tarihlerinizi değiştirmelisiniz. Bugün yaşadığımız gibi promosyonlar ve indirimler gibi durumlarda, siparişinizi daha büyük bir indirim sağlayan miktarlara uyarlamak için olası hacim indirim aralıklarını akılda tutmanız ve depolarınızı fazla malzeme ile doldurmamanız önemlidir.

TEDARİKÇİ İLE İKİ YÖNLÜ İLETİŞİM

Tedarikçinin size iyi hizmet verebilmesini sağlamak için sizin üzerinize düşeni yapmanız da önemlidir. Vizyonunuzu onlarla paylaşmak başarınızın anahtarı olabilir. Ve iletişim, etkili tedarikçi ilişkileri yönetimi için çok büyük öneme sahiptir.

Gelecekteki stok ihtiyaçlarınızı zaten öngörüyorsanız, neden bu bilgiyi onlarla paylaşmayasınız? Vereceğimiz siparişleri ve hatta tüm bir yıl için tahmini talebin tamamını biliyorsak, neden onlara bu bilgileri önceden vermeyelim? Tedarikçilerin sırf siparişlerimizi beklemedikleri için ürünleri zamanında teslim edemedikleri durumlarla karşılaşıyoruz. Ve lojistikte, beklenmedik şeyler ihtiyacımız olan son şeydir. Tedarik zincirlerimizde yeterince öngörülemeyen olay yaşıyoruz, bu nedenle tahminlerimizi paylaşmak bize yardımcı olmalarını istediğimiz kişilere de yardımcı olacaktır.

Ancak, tedarikçiye her zaman bunların tahmini olduğunu ve nihai rakamların onaylanmış siparişlerle birlikte geleceğini açıkça belirtmeniz gerektiğini de unutmayın.

Tedarikçimizin performansının değerlendirilmesi

Bu, tedarikçi ilişkileri yönetiminin son aşamasıdır.

Diyelim ki tedarikçilerimizi seçtik, onlarla sözleşme yaptık, siparişleri verdik, sahip olduğumuz bilgileri onlarla paylaştık … ve şimdi siparişleri en uygun şekilde teslim etme sırası onlarda.

İdeal olarak durum böyle olmalıdır, ancak tedarikçinin performansını izlemek için uygun mekanizmaları devreye sokmak önemlidir.

Her şeyden önce, bu performans değerlendirmesi bulgulara dayalı değil; tam, somut ve doğru verilere dayanmalıdır.

  • Tekrarlanan süreçlerin veya eylemlerin ölçülen sonuçları
  • Kuruluş tarafından yaygın olarak anlaşılan bir dilde konuşulmalıdır.
  • Basit bir şekilde ölçülebilir. Eğer durum böyle değilse, daha basit bir alternatif bulun.
  • Gerçekçi ve doğru. Aldatmamız bize yardımcı olmaz
  • Şirketin küresel KPI‘ları ile uyumludur.

TEDARİKÇİLERİ DEĞERLENDİRMEDE HANGİ KPI’LARI KULLANABİLİRİZ?

Öncelikle ve en önemlisi, bize tedarik edilen ürünün kalite göstergelerini, örneğin sürecin herhangi bir bölümünde reddedilen birimleri, belirli kalite parametrelerini vb. dikkate almalıyız.

Lojistik parametreler söz konusu olduğunda, OTIF‘ten (On Time In Full) bahsetmek önemlidir. Bu KPI, kaç siparişin zamanında ve kararlaştırılan miktarda teslim edildiğini ölçer.

Siparişlerin 7 günlük teslimat süresiyle verildiği bir tedarik sürecini teorik olarak örnek alırsak (emniyet stoğunu unutarak) ve tedarikçi 7 gün gecikirse, o kadar gün boyunca stoksuz kalırız. Bu durum hizmet seviyemizi etkileyecek ve müşterilerimizi üzecektir. Bu durumda şu soruyu sormak önemlidir: Sistemim teorik teslim süresini mi dikkate almalı, yoksa geçmişte yaşanan teslim süresini mi? Bizim tavsiyemiz, gerçek ayrıntılara bakmanız ve neler olup bittiğini görmek için tedarikçiyle konuşmanızdır.

Peki gerçekte neler olduğunu analiz etmek neden önemli? Çünkü belki de sorun kendimizdedir. Belki de yavaş mal kayıt süreçleri gecikmelere neden olmaktadır. Bunu yaparak, sadece tedarikçinin teslim süresini değil, aynı zamanda siparişin verilmesinden malzemenin tesislerimizde hazır olmasına kadar geçen her bir süreci de dikkate almamız gerektiğini fark edebiliriz.

Tedarikçi ilişkileri yönetimi: bazı son düşünceler

Özetle, bazı kısa sonuçlar çıkaralım: daha etkili tedarikçi ilişkileri yönetimi sağlamak için yarından itibaren hangi pratik çözümleri uygulamaya koyabilirsiniz?

  • En sorunlu tedarikçilerinizi sorgulayarak işe başlayın.
  • Satın alma miktarlarının analizinde, birim maliyeti daha yüksek olan ve kar marjınıza daha fazla katkı sağlayanlara odaklanın. Öncelikleri belirlemek için ürün yelpazenizin ABC analizine odaklanın.
  • Sipariş yönetimi için, siparişlerin verilmesine ilişkin net kurallar belirleyin.
  • Tedarikçinizle işbirliğine dayalı bir şekilde çalışın.
  • Tedarikçileri değerlendirirken, en fazla bir veya iki KPI belirleyin ve sadece tedarikçinin sahip olabileceği sorunları değil, aynı zamanda kendi şirketinizde gözlemleyebileceğiniz sorunları da göz önünde bulundurun.

New call-to-action

SSS

Tedarikçi ilişkileri yönetimi nedir?

Tedarikçi ilişkileri yönetimi, bir şirketin tedarikçilerinin seçimini, sözleşmesini, tedarik sürecini ve aktif değerlendirmesini içeren bir süreçtir. Amaç, tedarikçilerin üzerinde mutabık kalınan kalite, maliyet ve teslim süresi standartlarını karşılamasını sağlamak ve operasyonları optimize etmek için işbirliğini geliştirmektir.

Tedarikçilerle işbirliği nasıl optimize edilebilir?

Tedarikçilerle işbirliğini optimize etmek için açık ve şeffaf iletişim şarttır. Karşılıklı beklentilerin ve hedeflerin en baştan tanımlanması, amaçların uyumlu hale getirilmesine yardımcı olur. Etkin tedarik zinciri yönetim sistemlerinin uygulanması, ilgili bilgilerin paylaşılması ve yapıcı geri bildirimlerin sağlanması etkili işbirliğine katkıda bulunur. Performans ölçütlerinin oluşturulması ve düzenli tedarikçi değerlendirmelerinin yapılması da iyileştirme alanlarının belirlenmesine ve uzun vadeli ilişkilerin güçlendirilmesine yardımcı olur.

Tedarikçilerle pazarlık yapmanın püf noktaları nelerdir?

Tedarikçilerle etkili bir şekilde pazarlık yapmak bir dizi faktöre bağlıdır. Öncelikle, standartları belirlemek amacıyla fiyatlar ve koşullar hakkında bilgi edinmek için piyasayı araştırın ve anlayın. Müzakerenin hedeflerini ve sınırlarını net bir şekilde tanımlayın ve her iki tarafa da fayda sağlayacak çözümler arayın.

EOQ’nun tedarikçi yönetimindeki rolü nedir?

EOQ (Ekonomik Sipariş Miktarı), bir şirketin toplam envanter ve sipariş maliyetlerini en aza indirmek için tedarikçisinden sipariş etmesi gereken en uygun ürün miktarını belirlemeye yardımcı olur. EOQ, tedarikçilerden uygun maliyetli ve verimli bir şekilde nasıl kaynak sağlanacağı konusunda bilinçli kararlar almak için analitik bir temel sağlar.