Supply Planning veya Tedarik planlaması: Daha güvenilir bir operasyon oluşturmak için 5 strateji

Sam Phipps

Son güncellenme: July 27, 2023
Sam Phips

Supply chain planning bir takım oyunudur. Bu takımın kaptanı olduğunuzu ve kritk kararları almanız gerektiğini düşünün.

Ve, tıpkı bir spor takımının en zayıf oyuncusu kadar iyi olması gibi siz de en zayıf halkanız kadar güçlü olacaksınız.

Bütünün parçaların toplamından daha büyük olduğu hayattaki çoğu şey için doğrudur. Ancak her parçanın kendi başına ayakta durması gerekir.

Ve tedarik zincirinizde bunu temel ilkeniz olarak benimseyebilirsiniz.

Dolayısıyla tedarik zincirinizdeki her zayıf halkayı dikkatle incelemelisiniz. Yeri geldiğinde en güvenilir tedarikçinizde yaşanılan aksaklık bile göz ardı edilmemelidir.

Yakın zamanda yapılan bir araştırma katılımcıların %56’sının son 12 ay içinde bir tedarik zinciri kesintisi yaşadığını ortaya koymuştur .

New call-to-action

Şirketler, aksaklıkların başlıca nedenlerinin finansal (%62), lojistik (%54) ve iletişim (%54) kaynaklı olduğunu belirtmektedir. Yani darbe alınacak üç etkili iş alanı!

İşletmelerin tedarik zincirindeki yıkıcı olayların sayısında bir önceki yıla göre %14’lük bir artışla karşı karşıya olduğu günümüzde, giderek daha fazla sayıda insanın dalgalanmalardan etkilenmesi muhtemeldir.

COVID önlemlerinin zincirleme etkisi, Uzak Doğu’da fabrikaların kapanmaya devam etmesine neden oldu. Yine son dönemdeki uluslararası sorunlar hammadde sıkıntısına ve maliyetlerin artmasına neden oluyor.

Nihayetinde, ligde üst üste 12. yenilgisini almak üzere olan bir Premier Lig teknik direktörü gibi kaçış yok. Ve çıkış yolu 5 milyon euroluk altın bir transler yapmakla da sağlanamıyor.

İşinizin her köşesinde daha fazla kesinti, daha fazla dalgalanma ve belirsizlik artık bir rutin halini aldı.

Bir günah keçisi!

Sizi hayal kırıklığına uğrattıkları için tedarikçilerinizi suçlamak kolaydır. Ancak suçu sadece tedarikçilerinize atmak hiçbir sorunu çözmeyecektir.

Tedariğinizi korumak için yeterince şey yaptınız mı?

İşletmelerin yalnızca %6’sı tedarik zincirleri üzerinde tam görünürlüğe sahip olduklarına inanıyor. Evet dikkat ederseniz bu, sahip olanların değil sahip olduklarına inananların oranı.

Şirketlerin %46’sından fazlası ise tedarik zincirlerini kontrol altında tutmak için Excele güveniyor.

Ve bu, birçok şirketin tedarik zincirlerinde güvenilir bir stok akışı sağlamak için görünürlük ve kontrolden yoksun olduğu anlamına gelir.

Supply Planning Cartoon With Shield

Tedarikçileriniz hata mı yaptı? Bu oldukça muhtemeldir…

Ancak, tedarikçiler şirketinizi sadece verdiğiniz tedarik planlama kararlarının etkinliğiyle orantılı olarak destekleyebilirler. Eğer kararlarınızı sadece sezgilerinize göre alıyorsanız, bu bir sorundur. Veya bu kararları hantal bir elektronik tablo tabanlı sisteme dayandırarak alıyorsanız, bu sizi veya tedarikçilerinizi takip etmeniz için etkili bir yol olamayacaktır.

Eğer siparişi geç verdiyseniz, tedarikçileriniz teslimatta gecikme yaşamasa dahi, stoklarınız tükenecektir.

Bir konteyneri doğru stokla doldurmayı başaramazsanız, yanlış ürünü veya daha da kötüsü neredeys boş konteynır göndermenin maliyeti size aittir.

İşte sizi bugün bu makaleye getiren soru…

Tedarik planlamanızı nasıl iyileştirebilir ve daha sağlam ve güvenilir bir operasyon oluşturabilirsiniz?

İlk olarak, mükemmel Supply Planning neye benzediğine bir göz atalım.

Supply Chain planning, müşteri talebini karşılamak için mal ve hizmetlerin üretim ve dağıtımında yer alan faaliyetleri koordine etme ve hizalama sürecidir.

Müşterinizin istediği ürünleri, onun istediği zaman ve istediği şekilde sunacak araçlara sahip olduğunuzdan emin olmanızı sağlar.

Talebin tahmin edilmesini, envanter seviyelerinin yönetilmesini, hammaddelerin tedarik edilmesini, üretimin planlanmasını ve dağıtımın koordine edilmesini içerir.

Hepsi ihtiyacınız olan stoğun doğru yerde, doğru zamanda olduğundan emin olmanızı sağlayacaktır.

Supply Chain Planning sürecinde hangi adımlar yer alır?

Tedarik planlama süreci temel olarak aşağıdaki adımları içerir:

  1. Talep tahmini:

    Burada, belirli bir ürüne yönelik talebi öngörmek için gereken tahmine dayalı analizden bahsediyoruz. Bu adım nihayetinde tüm tedarik planlama kararlarımıza rehberlik eder.

  2. Envanter incelemesi:

    Depoda halihazırda ne olduğunu bilmeden daha fazla envantere yatırım yapmanın pek bir anlamı yoktur. Bu adım, mevcut envanter seviyelerinin analiz edilmesini ve talep tahminine dayalı olarak envanter ihtiyaçlarının belirlenmesini gerektirir.

  3. Kaynak bulma ve tedarik etme:

    Hangi envantere sahip olduğumuzu ve nerede eksik kalabileceğimizi biliyoruz. Şimdi sıra bu boşluğu doldurmaya geldi. Bunu yapmak için, talebi karşılamak üzere ihtiyaç duyduğumuz hammadde ve bileşenleri elde etmek üzere en iyi tedarikçileri ve tedarik stratejilerini belirlememiz gerekiyor.

  4. Dağıtım planlaması:

    Envanterin yanlış yerde olması neredeyse hiç olmaması kadar faydasızdır. Bu nedenle, bu envanteri operasyonumuz genelinde dağıtmak için bir plan geliştirmemiz gerekir.

  5. Performans izleme:

    Her zaman iyileştirme için yer vardır. Bu nedenle, tedarik planının yolunda gittiğinden emin olmak için envanter seviyelerini, üretim programlarını ve teslimat sürelerini izlemek de dahil olmak üzere tedarik zinciri performansını sürekli olarak izlememiz gerekir.

    Ancak, bu adımın büyük bir kısmı tedarikçilerinizin söz verdikleri gibi teslimat yapıp yapmadıklarını gözden geçirmekle ilgilidir. Ve performanstaki herhangi bir uyumsuzluğu düzeltmek için harekete geçmek.

Man Working On Slim4 software

SLIM4 DEMOSUNA BAKıN

demo rezervasyonu yapın

Etkili tedarik planlaması neden önemlidir?

Supply planning amacı, doğru ürünlerin doğru zamanda doğru miktarlarda üretilmesini ve zamanında ve uygun maliyetli bir şekilde teslim edilmesini sağlamaktır.

Bununla birlikte, etkili tedarik planlaması şirketlerin fazla envanter ve üretim maliyetlerini en aza indirmelerine, stoksuzlukları ve satış kayıplarını azaltmalarına ve müşteri memnuniyetini artırmalarına yardımcı olur.

Nihayetinde iyi bir tedarik planlaması, birkaç basit soruyu mutlak bir güvenle yanıtlamanıza yardımcı olmalıdır.

  1. Envanter gereksinimlerim nelerdir?

    Neye ihtiyacım var? Ve ne zaman ihtiyacım var?

  2. Nereden tedarik etmeliyim?

    Hangi tedarikçilere güvenebilirim? Hangi tedarikçilerden kaçınmalıyım?

  3. Sıkıştırmanın maliyeti ne kadar olabilir?

    Envanter gereksinimlerimi mümkün olan en düşük maliyetle ve minimum gecikme, eksiklik, kalite sorunları vb. risklerle nasıl karşılayabilirim?

  4. Kesinti durumunda ne yapmalıyım?

    Arz kesintiye uğrarsa ne olur? Gerçek talep beklediğimden tamamen farklı görünürse ne yapmalıyım? Beklediğimden daha fazla veya daha az envantere ihtiyacım olursa, ne kadar hızlı yanıt verebilirim?

  5. Sürekli iyileştirmenin temelini oluşturmak için performansı nasıl izleyebilirsiniz?

    ‘İyi’nin neye benzediğini nasıl bilebilirim? Hangi KPI’ları ölçmelisiniz? Daha sağlam bir tedarik zinciri oluşturmak üzere tedarikçilerle birlikte çalışmak için bu performans içgörülerini nasıl kullanabilirim?

Şimdi bunları sizin için yanıtlayalım.

1. Envanter gereksinimlerim nelerdir?

Ne kadar envantere ihtiyacınız olduğunu ve ne zaman daha fazlasına ihtiyaç duyacağınızı belirlemeden önce, birkaç noktada netliğe sahip olmanız gerekir:

Şu anda elinizde ne kadar envanter var?

Bunu daha önce de söyledik ve yine söyleyeceğiz: İhtiyacınız olmayan envantere yatırım yapmanın bir anlamı yoktur. Bu nedenle, tedarikçinize yeni bir sipariş vermeden önce, elinizdeki envanteri gözden geçirmeniz gerekir.

Ağınız genelinde ne kadar stokunuz var? Yakında hangi envanter gelecek? Su üzerinde hangi envanter var? Hangi envanter sipariş edildi ve henüz tedarikçiden ayrılmadı?

Supply Planning Cartoon With Boxes

Nasıl bir talep bekliyorsunuz?

Bunun için, aşağıdakileri dikkate alan sağlam tahminlere ihtiyacınız vardır:

  • Mevsimsellik
  • Ürün yaşam döngüleri
  • Müşteri talep oynaklığı
  • Promosyonlar & Etkinlikler
  • Onaylanmış müşteri siparişleri.

Liste uzayıp gidebilir… Ve bu konuyu burada daha fazla ele alıyoruz.

Ancak, bu gelecek vizyonunun bir uzlaşmanın sonucu olması gerektiğine dikkat etmek önemlidir.

Ama halk dilinde ‘fikir birliği’ ne anlama geliyor?

Bu, tahminlerin sağlam istatistiksel analizlere dayalı olarak oluşturulduğu, pazar istihbaratıyla zenginleştirildiği ve daha sonra daha geniş bir işletme tarafından doğrulandığı anlamına gelir.

Tüm bu adımlar gerçekleşmişse, elinizde hangi envanterin bulunduğunu ve ne tür bir talep görmeyi beklediğinizi net bir şekilde anlamışsınız demektir.

Tam olarak ne kadar envantere ihtiyacınız olduğunu belirleyebilmelisiniz.

Elbette, teslim süresini de göz önünde bulundurmanız gerekir.

Teslim süresi yalnızca birkaç hafta ise 10 yıllık envanter siparişi vermenin bir anlamı yoktur.

Ancak teslim sürelerinin zorlu sularına daha sonra girelim.

2. Kaynağı nereden bulmalıyım?

Beklenen talebi anlarsınız ve bunu karşılamak için ne kadar envantere ihtiyacınız olduğunu tam olarak bilirsiniz.

Şimdi, pazara gitme zamanı.

Ancak doğru tedarikçiyi seçmek önemli bir süreçtir. Sonuçta, ihtiyaçlarınızı karşılayabilecek kapasiteye sahip birkaç tedarikçi olabilir.

Ancak, daha önce birçok kez belirttiğimiz gibi, tüm tedarikçiler eşit yaratılmamıştır. Birden fazla tedarikçiye güvenmeniz de gerekebilir.

Bu asla herkese uyan tek bir karar değildir. Tedarikçi seçerken göz önünde bulundurmanız gereken pek çok faktör vardır.

Her bir faktörün önemi işinize, pazarınıza ve işletmenin beklentilerine bağlıdır.

Ancak burada göz önünde bulundurmanız gereken birkaç şey var:

  • Kalite

    Malzemeler veya bileşenler amaca uygun mu? Düşük kaliteli ürünlere sahip olmanın müşterilerinizin sizi nasıl algıladığı üzerinde çok gerçek etkileri vardır.

  • Fiyat

    Sunulan kaliteye göre fiyat kabul edilebilir mi? Masada hangi hacim indirimleri, promosyonlar veya iadeler var?

  • Tesli̇mat süreleri̇

    Sipariş verme ve teslim alma arasındaki süre kabul edilebilir mi? Doğru zamanda ve doğru miktarda sipariş verdiğinizden emin olmak için bu parametreleri anlamanız çok önemlidir.

    Bununla birlikte, bunlara uyulma olasılığının ne kadar yüksek olduğuna dair bir ölçüye de ihtiyacınız vardır. Bir tedarikçinin siparişleri zamanında yerine getirmeme konusunda kötü bir üne sahip olduğunu biliyorsanız, bu tekrarlandığında kimi suçlayacaksınız?

  • Ödeme koşullari

    Ödeme koşulları ve yöntemleri ihtiyaçlarınıza uygun mu? Bir şey kulağa gerçek olamayacak kadar iyi geliyorsa, büyük olasılıkla öyledir.

  • Satiş sonrasi destek

    Bir şeyler ters giderse ne olur? Siparişinizden sonra sürekli destek için onlarla iletişime geçmek ne kadar kolay? Hayatta bekletilmekten daha sinir bozucu çok az şey vardır. Müşterileriniz kapıya dayandığında ve verilen sözler tutulmadığında bunu büyük ölçüde artırabilirsiniz.

  • Etik

    Bu tedarikçi sizin ve müşterilerinizin etik standartlarını karşılıyor mu? Vicdansız tedarikçileriniz varsa, kendinizi yeşil veya ekoloji dostu bir şirket olarak adlandırmanızın hiçbir anlamı yoktur. Ve insanlar bunu öğrenirse, halkla ilişkileriniz büyük bir darbe alacaktır.

  • Di̇ğer hususlar

    Tedarikçi başka önemli avantajlar sunuyor mu? Örneğin, deneyim, itibar ve garanti süresi?

    Peki ya iletişim? Ya da esneklik? Anlaşması kolay bir tedarikçi, sürekli çatıştığınız bir tedarikçiye göre hayatı çok daha kolaylaştıracaktır.

3. Maliyetleri ne kadar kısabilirsiniz?

Tedarikçinizle en iyi anlaşmayı yaptıktan sonra bile, tedarik zinciriniz boyunca maliyetleri en aza indirmek için kullanabileceğiniz kaldıraçlar vardır.

Buradaki amaç, mutlak en düşük tedarik zinciri maliyetiyle mümkün olan en yüksek hizmet seviyesine ulaşmaktır.

İşte bu noktada EOQ bize yardımcı olabilir.

EOQ, Ekonomik Sipariş Miktarı anlamına gelir ve envanter yönetiminde sipariş verme ve envanter tutmanın toplam maliyetini en aza indirecek optimum sipariş miktarını belirlemek için kullanılan matematiksel bir modeldir.

EOQ modeli iki çelişkili faktörü dikkate alır: sipariş sayısı ile artan sipariş maliyetleri ve elde tutulan envanter miktarı ile artan elde tutma maliyetleri.

EOQ modeli, bu maliyetleri dengeleyen miktarı bularak, envanter yönetiminin toplam maliyetini en aza indiren optimum sipariş boyutunun belirlenmesine yardımcı olur.

EOQ kılavuzumuzu buradan okuyun.

Supply Planning Cartoon With Cost

4. Kesinti durumunda ne yapmalıyım?

Bunların hepsi iyi ve güzel. Ancak giriş bölümünde de vurguladığımız gibi, tedarik zinciri yönetiminde aksaklıklar olağan bir durumdur.

Arz ve talep arasında bir dengesizlik olmasının pek çok nedeni olabilir.

Bir fabrikanın kapanması, bir kargo gemisinin batması ya da tedarikçilerin kötü performans göstermesi gibi nedenlerle tedarikte aksaklıklar yaşanabilir.

Ya da talep beklenenden farklıdır.

Peki, arz talebi karşılayamadığında ne olur?

Her zamanki gibi iş temeline bakarak başlayalım.

Tedarikçilerinizin normalde çok güvenilir olduğunu ve 12 haftalık teslim süreleri sunduğunu düşünün. Yani, 10. haftada bir sipariş verirseniz, teslimatınız 21. haftada ulaşacaktır.

İşleri basitleştirmek için, perakende müşterileriniz de ortalama 1000 birim haftalık talep ile tutarlıdır.

Ancak, ana tedarikçilerinizden biri aniden personel grevi veya fabrika yangınından etkilenirse ne olur?

Üretim hemen düşer.

Bu azalan kapasiteye karşılık olarak tedarikçinizin teslim süresini 15 haftaya uzatmaktan veya siparişi tamamen kaçırmaktan başka seçeneği yoktur. Bu türden daha uzun bir teslim süresi bile çoğu zaman siparişi hiç alamamaktan daha avantajlıdır.

Ama bu ne kadar sürebilir?

Ancak kesintinin haftalarca hatta aylarca süreceği düşünüldüğünde, işletmeleriniz şu anda bazı büyük tedarik sorunlarıyla karşı karşıya. Gerçek bir muamma ile karşı karşıyasınız.

Bir sonraki siparişiniz geldiğinde, stoklarınız çoktan tükenmiş olacak. Ve sadece, tüm geri siparişleri düşünün.

Doğal olarak, siparişinizin gecikeceğini duyar duymaz, tedariği güvence altına almak için bir sonraki hafta siparişinizi iki katına çıkarırsınız.

Sonuçta, tedarikçiniz üretim sorunlarıyla karşılaşırsa, mümkün olduğunca fazla stok aldığınızdan emin olmak istersiniz. İsteyeceğiniz son ş

Ancak tedarikçiniz sihirli bir şekilde ekstra kapasite yaratamaz.

Aksine, ek siparişiniz tedarikçinizi daha da fazla baskı altına sokar ve teslim süresi daha da uzar. Sipariş(ler)iniz ulaştığında, stoksuzluk nedeniyle birkaç haftalık satış kaybına uğramış olursunuz. Ancak daha da endişe verici olanı: artık ciddi şekilde stok fazlasına sahip olmanızdır.

Yapılacak en kolay şey paniğe kapılmaktır – belki de bu yüzden kamçı etkisi denilen şey günümüzde bu kadar büyük bir sorun teşkil etmektedir.

Tedarik kesintilerini yönetmenin doğru yolu nedir?

Adım 1: Önemli ürünlerinizi belirleyin

Tedarikçilerde olduğu gibi, tüm ürünler bir olmayacaktır.

Bazı ürünlerde herhangi bir kesinti yaşamanız şirketinizi gerçekten zor durumlara düşürebilir.

Diğerleri içinse belki de tedarikçi gecikmesini bile düşünmeye bile değmeyebilir.

Önümüzdeki birkaç maddede ele alacağımız gibi, tedarik kesintilerine müdahale etmek pahalı ve zaman alıcı olabilir. Bu nedenle, ilk olarak en önemli ürünlere öncelik vermek istersiniz.

Adım 2: Riskin haritasını çıkarın

Farklı ürünler farklı şekillerde etkilenecektir. Bazı ürünler hiç etkilenmeyebilir.

Bu nedenle, bulunurluk sorunları açısından en yüksek risk altında olan ürünlere odaklanmalısınız.

Örneğin, halihazırda stokta bulunmayan veya bir sonraki teslimat gelmeden önce stokta bulunmama ihtimali olan ürünlere öncelik vermelisiniz.

Dolayısıyla, ürünlerinizi yine aşağıdaki kategorilere ayırmanız gerekir:

Risk Envanter Durumu Eylem
Düşük Talebe ve mevcut envanter seviyesine göre, envanter sorunu yoktur. Stok tükenmesi olası değildir Herhangi bir işlem gerekmiyor
Orta Talep beklenenden yüksek ve bir sonraki planlanan teslimat gelmeden stokların tükenme riski var İzleme ve İnceleme
Yüksek Ürün zaten stokta yok veya bir sonraki teslimat gelmeden önce ürünün stokta kalmama ihtimali yüksek Kullanılabilirliği güvence altına almak için acil adımlar atın

 

Adım 3: En iyi hareket planını belirleyin

Zaten envanter sorunlarıyla karşı karşıyaysanız, yapabileceğiniz en kötü şey elinizdeki stoğu yanlış kullanmaktır.

Bu da kıt envanteri çok dikkatli bir şekilde yönetmek anlamına gelir. Ancak, o zaman bile, bu sizi yalnızca bir yere kadar götürür ve yalnızca kısa vadede etkili olabilir.

Tedarik kesintilerini azaltmak için atabileceğiniz birkaç pragmatik adım vardır:

Seçenek 1: Kesintiyi kabullenip, beklemek

Özünde bu, riski analiz ettiğiniz ve en iyi hareket tarzının aksaklığın kendi kendine çözülmesini beklemek olduğuna karar verdiğiniz anlamına gelir. Ancak, yapmak isteyeceğiniz son şey herhangi bir müşteriyi hayal kırıklığına uğratmaktır.

Aşırı stok sıkıntısı çekiyorsanız, elinizde yeterli stok olmayabilir. Bu nedenle, beklentileri yönetmek için müşterilerle birlikte çalışmak önemlidir.

Belki teslimat programlarını yeniden müzakere edebilirsiniz? Belki alternatif bir ürün sunabilirsiniz?

Her iki durumda da iletişim çok önemlidir.

Seçenek 2: Siparişi hızlandırın

Uluslararası ticaret hacminin yaklaşık %90’ı deniz yoluyla taşınmaktadır. Deniz taşımacılığının dezavantajı, ilgili teslim sürelerinin diğer tüm taşıma yöntemlerinden çok daha uzun olmasıdır.

Ancak, tedarikçinizin elinde stok varsa, stoğu hava taşımacılığı yoluyla hızlandırarak teslim süresini kısaltabilirsiniz.

İşin iyi tarafı, bu durum teslim süresini aylardan haftalara hatta günlere kadar kısaltabilir.

Ancak uyaralım, hava taşımacılığını hızlandırmanın maliyeti diğer tüm taşıma araçlarından kat kat daha yüksektir. Sonuç olarak bu, birincil dağıtım aracınız olarak tercih etmek isteyeceğiniz bir şey değildir.

Seçenek 3: Güvenli alternatif tedarik

Mevcut tedarikçilerden temin edemiyorsanız, başka bir yere bakmanın zamanı gelmiş demektir.

Belirli ürünler için yeni tedarikçilerden envanter temin etmek kolay olabilir. Ancak daha uzmanlaşmış diğer ürünler için bu o kadar kolay olmayabilir.

Bu noktada biraz yaratıcı olmanız ve istikrarlı tedarik sağlamak için birden fazla tedarikçiyle çalışmanız gerekebilir.

Burada önemli olan, bunun düşünülmüş bir karar olmasıdır.

Alternatif tedarikçi müşterilerinizin beklediği kalite seviyesini karşılayabilir mi? Tedarikçi kabul edilebilir bir teslim süresi içinde teslimat yapabilir mi? Tedarikçi envanter hacmi gereksinimlerinizi karşılayabilir mi? İlgili maliyetler bütçe dahilinde mi?

Köprünüzün mevcut tedarik tabanını yakmadan önce yanıtlanması gereken tüm önemli sorular.

5. Sürekli iyileştirmenin temelini oluşturmak için performansı nasıl izleyebilirsiniz?

Supply Planning Cartoons With Charts

Bu makalenin başında da belirttiğimiz gibi, tedarik zinciriniz ancak en zayıf halkası kadar güçlüdür. Ve buna güvenebileceğiniz tedarikçiler de dahildir.

Harika tedarikçiler işinizin sorunsuz ilerlemesini sağlarken, kötü tedarikçiler işleri çok hızlı bir şekilde bozabilir. Bazen telafisi mümkün olmayan hasarlara yol açabilirler.

Aynı şekilde, tedarikçilerinizi sadece bugünün ölçütlerine göre değerlendiremezsiniz. Tedarikçileriniz şu anda güçlü ve uygun, ancak gelecek için de yeterince sağlam olmalıdır.

Hedeflerinizi ve büyüme planlarınızı destekleyebilmeleri gerekir. Bu ister inovasyon ister basitçe genişleme anlamına gelsin.

Her büyümek istediğinizde yeni tedarikçiler aramak stratejik olmaktan uzaktır. Ve kaçırılan teslimatlar bariz bir sorun olsa da, tüm sorunları tespit etmek o kadar kolay değildir.

İşte bu yüzden sağlam KPI’lara ihtiyacınız var.

Performansları nasıl? İyileştirme için yer var mı? İletişim hatları açık ve net mi? Yol boyunca onlara yardımcı olmak için üzerinize düşeni yapıyor musunuz?

Sağlam KPI’lar sorunları henüz potansiyelken tespit edebilir. Fiziksel olarak gerçekleşmeden çok önce. Ve bunları bir kez uygulamaya koyduğunuzda, onlar adına karar vermek çok daha kolay hale gelir.

Son düşünceler ve çıkarımlar

Umarız, artık tedarik planlamasının mekaniği hakkında kapsamlı bir anlayışa sahip olmuşsunuzdur.

Temel bilgileri araştırdık. Özel tedarik planlama süreçlerine baktık. Ayrıca, operasyonunuz beklenmedik bir kesintiye uğradığında ne olacağını da inceledik.

Şimdi bu ipuçlarını kendi operasyonunuza uygulama zamanı!

New call-to-action

Tedarik Planlaması Hakkında SSS

Supply Chain Planning nedir?

Tedarik planlaması, belirli bir ürün veya hizmete yönelik müşteri talebini karşılamak için ne kadar envantere ihtiyaç duyulduğunu belirleme ve stokların tükenmesini veya fazla envanter olmasını önlemek için envanter seviyelerinin uygun seviyelerde tutulmasını sağlama sürecidir.

Tedarik planlama sürecindeki temel adımlar nelerdir?

Tedarik planlama sürecindeki temel adımlar genellikle talep tahmini, envanter planlama, üretim planlama ve lojistik planlamayı içerir. Belirli adımlar sektöre ve şirkete bağlı olarak değişebilir.

Tedarik planlamasında hangi araç ve teknikler kullanılır?

Tedarik planlamacıları, istatistiksel tahmin, envanter optimizasyon modelleri, üretim çizelgeleme yazılımı ve nakliye yönetim sistemleri gibi çeşitli araç ve teknikler kullanabilir.

Tedarik planlamasındaki bazı yaygın zorluklar nelerdir?

Tedarik planlamasındaki yaygın zorluklar arasında hatalı talep tahmini, hammadde veya mamul mallar için uzun tedarik süreleri, tedarikçi kesintileri, müşteri talebindeki beklenmedik değişiklikler ve kapasite kısıtlamaları sayılabilir.

Şirketler tedarik planlama süreçlerini nasıl iyileştirebilir?

Şirketler, teknoloji ve veri analitiğine yatırım yaparak, görünürlüğü ve koordinasyonu artırmak için tedarikçiler ve müşterilerle işbirliği yaparak, israfı azaltmak ve verimliliği artırmak için yalın ilkeleri uygulayarak ve tedarik zinciri stratejilerini düzenli olarak gözden geçirip iyileştirerek tedarik planlama süreçlerini geliştirebilirler.
Bu süreç, Slim4 platformumuz gibi özel yazılımların kullanımıyla optimize edilebilir ve kolaylaştırılabilir.

div > .text-container {
max-width: 100% !important;
}
.header-image-menu + section.checkifsecond .text-container {
max-width: 100% !important;
}
@media (min-width: 768px) {
.blog-header-image-menu + section.checkifsecond .text-container,
.review-highlight-header + section.checkifsecond .text-container,
.header-image-menu + section.checkifsecond .text-container {
max-width: 100% !important;
}
}
ol {
list-style: roman !important;
}
.container ol li:not(.gfield)::before {
display: none !important;
}
.text-container ol li {
counter-increment: ol-counter;
margin: 1.5em 20px;
}
ol li::before {
display: none;
}
h3 {
margin-top: 20px;
margin-bottom: 15px;
}
h4 {
margin-top: 15px;
margin-bottom: 15px;
}
table {
border: 8px solid white;
border-collapse: collapse;
padding: px;
width: 100%;
margin: auto;
overflow: scroll;
}
th {
border: 1px solid grey;
padding: 5px;
color: #313030;
vertical-align: middle;
}
td {
border: 8px solid white;
text-align: center;
padding: 5px;
font-size: 1em;
background: #ffffff;
color: #313030;
vertical-align: middle;
width: auto;
font-size: 1em;
}

tr {
border: 1px solid grey;
}

Ülkenize özel içeriklerimizi görmek için lütfen lokasyon seçin.

x