stok-yenileme

Stok Yenileme ve Hayat Kurtaran 4 Adımı

Perakendeciler için stok yenileme kavramı büyük önem arz etmektedir. Şöyle ki, dolu, sel, fırtına gibi hava koşulları gıda tedariğinde, özellikle de meyve ve sebze tedariğinde her zaman zorluklara neden olur. Bunun sonucu olarak da, gıda perakendecileri boş raflar ve bu durumdan memnun olmayan müşterilerle baş başa kalır. Hava koşulları konusunda alınabilecek önlemler kısıtlı olsa dahi, işletmeler bu durumun Tedarik Zincirine olan olumsuz etkisini azaltmak için neler yapabilirler?

Stok Yenileme Problemi

Salata yapımı için kullanılacak malzemelerden birinin kıtlığı bile stok yenileme adına perakendeci için önemli iken, beyaz et veya kırmızı et gibi ürünlerin kıtlığı durumunda neler yapılmalıdır? Ya da Bayram gibi özel günlerde satışı daha fazla olan çikolatanın stoğu tükendiğinde? Stoksuz kalma perakende sektörünün daimî sorunu olarak görülmektedir. Bu yüzden, tedarik sorunlarının etkin bir şekilde yönetilememesi hem işletme kazancını hem de müşteri memnuniyetini olumsuz etkilemektedir.

Stoksuz Kalma Durumu

Kıtlık durumunda, perakendecilerin diğer ürünlerde bulunurluğu arttırmaya çalışması hayati önem taşır. Çünkü boş raflardan kaynaklanan kaçırılmış satış fırsatı göz önüne alındığında, herhangi bir ek kazanç kaybetmek kesinlikle kabul edilemez!

Bu yazımızda, perakende sektöründe stoksuz kalma ve kıtlık gibi faktörlerin olumsuz etkilerini azaltmak için izlenmesi gereken 4 adımı inceleyeceğiz.

  1. İhtiyaca Göre Tedarik Sırasını (Alokasyonu) Önceliklendirin

    Stok sıkıntısı ile karşı karşıya kalınıdığında, mevcut envanterin en çok ihtiyaç duyulan lokasyonlara göre dağıtımının önceliklendirilmesi önemlidir. Örneğin, salata örneğindeki marul kıtlığını ele alırsak, eldeki mevcut marul stoğunun iyi satılmayan lokasyonlara gönderilmesini, en çok ihtiyaç duyulan lokasyonlardaki satışları olumsuz etkileyecektir. Bu nedenle, optimal seviyede tedarik kararlarını verebilmek için; perakendeciler hem satış geçmişine ilişkin doğru verilere, hem de tüm lokasyonlar üzerinde net bir görünürlüğe ihtiyaç duyar.

  2. Tüm Satın Alma Grubuna Hâkim Olun

    Bazen, ihtiyaç duyulan lokasyon için herhangi bir ek stoğu tedarik etmek imkânsız olabilir. Bu gibi durumlarda, müşterileri hayal kırıklığına uğratma riskini en aza indirmek için perakendeciler aynı satın alma grubu içinde bulunan benzer ürünlerden yararlanabilmektedir. Örneğin, marul şu anda birinci sınıf bir ürün ise, roka veya maydanoz gibi benzer ürünler salata malzemesi olarak mükemmel birer alternatif olabilir. Bununla birlikte, aynı stok için sipariş verirken olduğu gibi stoğu yenilerken de benzer ürünler için ek talebin hesaba katılması hayati önem taşımaktadır. Aksi halde, bu durum perakendeciler için daha da fazla bulunurluk sorununa neden olabilmektedir

  3. Geçmiş Satış Verilerinizi Doğru Tutun

    Müşterilerin satın alma davranışlarını değiştirmeye zorlamak, stoksuz kalma ile ilgili karşılaşılan en büyük sorunlardan biridir. Bazen, stokta olmayan bir ürün nedeniyle, müşteri alternatif bir ürün satın almak zorundadır. Böyle bir durumda, stokta olmayan ürüne yönelik "gerçek" talep ve benzer satın alma grundaki diğer ürünlere olan talep iç içe geçebilir. Öngörü ve dolayısıyla stok yenileme seviyelerinin doğru talep verilerine bağlı olduğu göz önüne alındığında, stokların tükenmesinden kaynaklanan iç içe geçmiş olağandışı bu talep modellerinin birbirinden ayıklanmaması, gelecekte çok olumsuz bir etkiye neden olacaktır!

  4. Gereken Önlemleri Başta Alın!

    Genel olarak Tedarik Zincirinde yaşanan kıtlık ve stoksuz kalma problemleri perakendecileri gerçek bir zorluk ile karşı karşıya bırakır. Etkili bir şekilde yönetilmediği takdirde, stoksuz kalma durumu çok hızlı bir şekilde gelir kaybına ve müşteri memnuniyetinin düşmesine neden olabilir. Perakendeciler yukarıdaki adımları izleyerek, tedarikte yaşanan kesintilerin operasyonları üzerindeki potansiyel etkisini azaltabilir. Stok sıkıntısı yaşanan bir ürünü yönetmede ne kadar başarılı olursanız olun, başta önlem almak her zaman sonradan yapılan müdahalelerden daha etkilidir. Bu nedenle perakendeciler, önemli bir soruna yol açmadan önce risk faktörlerini proaktif olarak önlemeye çalışmalıdırlar.

SHARE: