COVID-19 | Değişen Arz-Talep Dengesi

Son birkaç ay içerisinde dünya genelinde birçok Tedarik Zinciri Profesyoneli büyük zorluklar yaşadı. COVID-19, büyük ölçüde talebi etkilerken arzı da sınırladı. Tüm dünyada şirketler bu durumla baş edebilmek için arz-talep planlamasını üç farklı aşamada değerlendiriyor:

  • COVID-19 öncesinde
  • COVID-19 sürecinde
  • COVID-19 sonrasında

Bu blog yazımızda, şirketlerin pandemi sürecinde arz-talep dengesini yeniden sağlamak adına attığı farklı adımları ve COVID-19 sonrasında da ilerleme kaydetmeleri için izlemeleri gereken stratejileri özetleyeceğiz.

Öncül COVID-19 Tepkisi

Çoğu ülke gibi ülkemizde de COVID-19 aşamasına Güneydoğu Asya ve Avrupa genelinde karantinanın başlamasıyla geçilmiştir. Bu dönemde, şirketler çoğunlukla üreticiler ve limanların kapatılması ve sevkiyatın durmasıyla beraber tedarik meseleleriyle uğraşıyordu.

Ön COVID-19 aşamasını başarılı bir şekilde atlatan şirketler:

  1. Hangi tedarikçilerin ne zaman etkileneceğini değerlendirerek ona göre karar alma
  2. A grubu ürünlerini hızlı bir şekilde belirleme ve öncelik sırasına koyma
  3. Mevcut envanterini bilerek karantinanın sonuna kadar faaliyet gösterebilmek için gereken envanter seviyesini belirleme
  4. Tedariki güvence altına alacak şekilde finans ekipleriyle bütçe oluşturma
  5. Satın alma işlemlerini ileri tarihe taşımak ve hala limanlarda olan konteynerler için süreci hızlandırmak gibi eylemlerde bulundular.

Fakat bu noktada şirketlerde krizin boyutunun belirlemesi hala çok zordu. Karantina birçok kişi için sürpriz olmakla beraber, yeni yıla bu şekilde başlamak Tedarik Zinciri planlayıcılarının işini daha da zorlaştırdı. Bu durum tedarikte zorluklara neden oldu.

Tedarik Zinciri Görünürlüğü

Başarılı sayabileceğimiz şirketler hem doğrudan tedarikçileri hem de tedarikçilerinin tedarikçileri ile birlikte çalışabiliyordu. Bir başka deyişle, denizaşırı ülkelerden tedarikçisi olan şirketler muhtemelen hammaddelerini Güneydoğu Asya'dan alıyordur. Fakat COVID-19'un küresel etkisi nedeniyle, tedarikçinin bulunduğu yere bakılmaksızın sevkiyatlar kesintiye uğradı. Bu durum ise uçtan uca Tedarik Zinciri görünürlüğüne sahip olmanın önemini şirketlere bir kez daha hatırlattı.

Envantere ayrılan sermayenin miktarının artırılmasına neden olduğu için satın alım tarihini ileriye çekmek birçok şirket için zor olabilmektedir. Çevik kalmaya yetecek kadar çalışma sermayesi bulundururken aynı zamanda atıl stok riskini azaltmak için yüksek miktarda satın alma gerçekleştirmemek, bu süreçte sevkiyatların kesintisi nedeniyle daha da zor bir hal almıştır. Bu nedenle dengeli bir karar vermek için şirketlerin en iyi ürünlerini tanımladıkları bir sınıflandırma mekanizmaları kurmaları zorunlu hale gelmiştir. Bu sınıflandırma sadece gelir üzerindeki değil aynı zamanda da servis seviyesi üzerindeki etkiyi de dikkate almalıdır.

COVID-19 Sürecinde Tedarik Planlaması

COVID19 salgını sürecinde işlerini yürütebilen şirketler müşteri davranışındaki büyük değişikliklerle yüzleşmek zorunda kalmıştır. Karantina uygulamasına geçildiğinde ise müşteriler hem tükettikleri ürünleri hem de tüketim sıklıklarını değiştirmişlerdir. Bu aşama birçok şirket için talep planlamayı devamlı bir kâbus haline getirmiştir.

Planlamacıların COVID-19 sırasında işlerini yapabilmesi için öngörüleri nasıl arttıracağı veya azaltacağı konusunda hızlı bir şekilde yanıt vermesi gerekmektedir. Ancak, hızlı yanıtın bile bilgilendirilmesi gerekir. Başarılı planlamacılar, eylemlerinin ürün grupları üzerindeki potansiyel sonuçlarını gözlemlemek için kuşbakışı değerlendirme yapmaktadır.

Değişen Davranışı Anlama

Hangi satış kanallarının ve müşteri davranışının nasıl değiştiğini gösteren bir genel durum değerlendirmesi yapmak önemlidir. Kanal/müşteri bazlı kırılımı gözlemlemeyen planlamacılar, yalnızca belirli ürünler veya ürün grupları bu değişen koşullardan etkilendiğinde çok riskli kararlar almak zorunda kalmaktadır.

Kanal / müşteri davranışına ek olarak, ürünün sezonsallığı ve düzensizliği en doğru kararın belirlenmesinde büyük rol oynamaktadır. Örneğin, düzenli satışı olan ve sezonsal olmayan ürünler, sınırlı verilere dayalı olduğu için öngörüyü manuel değiştirmek nispeten kolaydır. Bununla birlikte, düzensiz, aralıklı veya yavaş giden ürünlerin öngörülemez olması doğalarında vardır. Bu ürünler için sorun, miktar yerine gönderildiği konum olabilmektedir. Piyasa kesintileri sırasında envanteri merkezi bir sistem üzerinde yöneten planlamacılar, stok seviyelerini düşük tutarken talepteki değişkenliği de kontrol altında tutabilir.

COVID-19 SONRASI TEDARİK PLANLAMASI

Bölgeler, iller ve mahalleler karantina kısıtlamalarını kaldırdıkça müşteri davranışının yeniden değişmesi beklenmektedir. Bu durum, talebin hala her zamanki gibi iş dünyasından geldiği ve planlamacıların daha da büyük bir zorlukla karşılaştığı anlamına gelir.

Piyasalar eşzamanlı olarak yeniden açılamayacağından, planlamacılar talepte yerel artışları gözlemlerken bir ürün için toplam talebin nasıl geri geleceğini de hesaplamak zorunda kalacaklardır. Bunu, bölge, müşteri türü ve satış kanalına göre gerçekleştirmek talebi doğru bir şekilde modellemek için önemli olacaktır. Bu yaklaşım her bölgenin yeniden açılması planlandığından, her biri kapsayıcı talep planına eklenebilir.

Değişime Adapte Olabilmek için Doğru Verilere Sahip Olmak

Değişime adapte olabilmek için talep ve tedarik planlamacıların pandemi sırasında üretilen satış verilerinin öngörülerinde sezonsallığı nasıl etkileyeceğini anlamaları gerekecektir. Müşteri davranışında meydana gelen bu süreçteki değişiklikler, öngörüleri hesaplarken sapmalara yol açan istatistiksel olarak anormal verilerin oluşmasına neden olmuştur. Düzenli satış profiline sahip ürünler için bu sapmalar kolayca gözden kaçabilir. Ancak, sezonsal ürünler için bu durum ciddi sorunlar doğurmaktadır.

Sezonsal kalıplar genellikle en az iki yıllık geçmiş satış verisi üzerinden hesaplanır. Bu verilerin hariç tutulması, birçok sezonsal hesaplamanın doğrulunu yitirmesine neden olacaktır. Tahmini ya da içgüdüsel hesaplamalardan kaçınmak için, sapmalara neden olan veri noktalarını COVID öncesi dönemde yapılan öngörünüz ile değiştirmek, COVID sonrası dönemle baş edebilmek için iyi bir çözüm yoludur. Bu, öngörünüzün doğruluğunu ve tarihsel olarak sapmaları azaltabilir, ancak servis seviyenizi önemli ölçüde arttıracaktır.

Doğru yazılımla kararı en iyi şekilde verebilirsiniz. Slimstock, pazar ve bölge koşullarını göz önüne alarak müşteri ve tedarikçiye özgü talep değişikliklerini anlamanıza yardımcı olur. Bütçe kısıtlamalarına gidilen bu dönemde, ERP'nize Slimstock’un yerel veya uzak ana sistemli SaaS öngörü ve talep planlama yazılımının eklenmesi, şirketinizin geleceğini planlarken bugün sahip olduklarınızı anlamanıza ve önceliklendirmenize yardımcı olacaktır. Envanter optimizasyonunun tedarik zincirinizi nasıl akıcı hale getirebileceği ve öngörünüze neler kazandırabileceği hakkında daha fazla bilgi edinmek için bize ulaşabilirsiniz.

ÜST